let s never stop falling in love

soundcloud'ta guzel bir coverını kesfettigim sarkı..

http://soundcloud.com/...e-aksel-lets-never-stop

ciudad juarez

uyuşturucu kartellerinin kanlı hesaplaşmalarının sıkça yasandıgı kenttir.özellikle son yıllarda 6 bin kadar insan bu çatışmalarda hayatını kaybetmiştir.meksika'nın en hünerli yada en yetenekli baronu amado carrillo “gökyüzünün kralı” (eroini yıllarca özel jetleri ile taşımış) bu kentte yaşamıştır..şu anda ise juarez'in kralı amado'nun oğlu vicente carrillo leyva'dır.fakat babası kadar yetenekli degildir,kendileri son aldıgımız duyumlara gore mexico city'de spor yaparken yakalanmıstır.<bkz: spor senin neyine>

lafmacun org da yeni yazar olmak

zenci mahallesine solaryumcu açmak..

istanbul

aslinda tüm hikaye belkide burada sakli...<bkz: fikret kızılok>

istanbul.

daha ilk bakışta ortaçağ'ı anımsattı bana.
sanki insanlar hala yüzyıllar öncesi gibi yaşıyordu.
kara çarşaflı,
peçeli hayaletler gibi karanlık basmadan korkudan evlerine koşuşan kadınlar;
asma çardaklarının gölgesinde günde beş vakit ezan sesiyle kımıldayan çehreler; haliç'in ötesinde ölü bir görüntüden ibaret kalan türk mahalleleri ve şarkın değişmez sessizliği. uyuyorlar.

oysa; beyoğlu, pera ve baş döndürücü sokakları sonunda liman. şık faytonlar, mağazalar, tiyatrolar, müzikaller bambaşka bir sosyal çevre. vergi vermeyen,
sırtını kapitülasyonlara dayamış,
merkezi hükümete önem vermeksizin yaşayan bir bambaşka istanbul...

osmanlının üzerindeki yabancı baskısı o derece şiddetliydi ki;
sanki türkler kendi vatanlarında esir yabancılar, efendiydiler.
aklıma, tevfik fikret'in "sis" şiiri gelirdi.
istanbul; facire-i dehr, dünyanın koca kahpesi. ilk hükümdarlar istanbullu olsaydı; osmanlı diye bir şey olamazdı, derdim.
hangi devlet olursa olsun burada çürür.

ama istanbul'dan hoşlanıyordum.
fuat'la arkadaş olmuştuk. onunla istanbul'u gezerdik.
keşfetmediğimiz yeri kalmamıştı.
bir gün kayıkla büyük adaya gittik. çamların arasında kamp kurduk.
kap, kacak, çıra, yiyecekler getirdik, bir şişe de rakı.
bu anason kokulu içkiyi hiç denememiştim. birayı bilirdim, bazen de şarap.
sonra sarayburnu, boğaz ve haliç. rum, ermeni ve türkler,
tarihin yazgısı onları ah ile vah arasında bir çizgide bırakmıştı.
aynı kayıkta biri yani, biri mehmet, aynı denizi paylaşan iki kürek.

kadir has universitesi

her yıl ogrencilerinden milyonlarca ytl alıp karsılık olarak hıcbirsey vermeyen sozde en hızlı gelısen universite,meslek yuksek okulunun bulundugu selimpasa da deniz kenarında muhtesem bir araziye sahip olup,bu araziyi cok kotu bır sekilde kullanmasi gercekten içler acısıdır.

hakan sukur un futbolu birakip akp adapazari belediye baskan adayi olmasi

kimsenin sasırmadıgı bir olay olmakla beraber,ulke gerceginide acıkca gozler onune sermistir.bir gs taraftari olarak hakan sukur gibi bir yuku sırtımızdan attıgımız için mutluyduk ama simdi tekrar uzuntuluyuz,cunku bu sefer de turkiyenin sırtına binen bir yuk olacaktir..tayyip erdogan-abdullah gul a.ş. nin millete son kazığı..

point hotel

4 yıldızlı olmasına ragmen 5 yıldızlı hotellerin cogundan daha kaliteli hizmet sunmaktadir. bunun yanında gayet lüx odalara ve iç konsepte sahip olan,otelcilik anlayısına yeni bir bakıs acısı getiren ve ozellikle de kongre turizmine oldukca onem veren taksim talimhane de bulunan hotel..

ya sev ya terk et

teroru onlemede yapilacak ilk is tahrik edici bu slogani ortadan kaldirmaktir..bu slogani benimsemis asil vatan hainleri yuzunden hizla bolunmenin esigine gelmekteyiz..bu slogani yazanlarin unuttuklari en buyuk sey bu vatanda yasayan herkes bu vatani bu sozde milliyetci( asil bolucu) kisilerden daha cok sevmesidir...

maxim tsigalko

cm 01-02 de kopegi oldugumuz ,bitiricilik olayini bitirmis asmis forvet...her sezon 70 golu vardi,onu almak icin vakti zamaninda en yakin arkadaslarlarimizla birbirimize girerdik..ne gunlerdi beahh..<bkz: tsigalko turk olsun milli takimda oynasin>

sirin baba

kanal 7 de ki bir bolumunde gozluklu sirin tarafindan cuma namazina gittigi iddia edilen kisi...

cassio lincoln

ha bir hagi olurmu?? tabi ki de olamaz,zaten ronaldinho gelse bile hagimizin yerini asla tutamaz ama yine de lincoln az da olsa haginin eksikligini gidericektir...ince paslari,yan top yerine diklemesine oynamasi,isabetli sutlari etkilidir,tipik bir ofansif orta saha oyuncusu olsa bile ayni bolgede oynayan diger oyunculara gore(alex,ricardinho gibi) daha hareketlidir...kisacasi ozlem duydugumuz saha icinde takimi,yonlendirecek frikiklerde bizi heyecanlandirabilecek,forvetlerimizi gol makinasina donusturecek bir oyuncudur..yonetim lincoln u alarak buyuk bir is basarmistir..ben bir koyu galatasarayli olarak nasil roberto carlos gibi bir oyuncuyu turkiye ligi nde seyredicek olmaktan dolayi buyuk mutluluk duyucaksam fenerli arkadaslarin yada herhangi takimi tutan arkadaslarinda lincolnu izleyecek olmaktan dolayi mutluluk duymalari gerektigini dusunuyorum cunku boyle iyi oyuncular geldikce ligimizin kalitesi artmaktadir...

compay segundo

compay segundo 18 kasım 1907'de kuba nin santiago de cuba sehrinde dogmustur..compay segundo gitarı ve şarkılarıyla uzun yıllar boyunca küba geleneksel müziğini dünyaya tanıttı...ayrica buena vista social club un da en onemli uyelerinden biriydi,seslendirdigi chan chan adli eser onun essiz yorumuyla efsanelesmistir..compay segundo’nun tükenmez enerjisinin kaynağı mutlu yıllarını adadığı müzik ve yaşam idi,fakat buyuk usta böbrek rahatsizligini agirlastiran metabolik düzensizlik nedeniyle 13 temmuz 2003'de yasama veda etmistir..compay segundo'nun albümleri ölümüne kadar müzik listelerinde hep yer aldı.o her zaman dunya müzik tarihinde efsanevi bir isim olarak kalacaktır.

ozgurluk

ozgurluk yuzyillardir insanoglunun en buyuk hayali ve ozlemidir ..ugruna milyonlarca yazilar yazilmis,sarkilar soylenmistir..ama ulasmak cok zordur ozgurluge,ugrunda nice kahramanlar sehit olmustur..ozgurluk,insanin en temel hakki ve kisacasi kendini bulmasidir..ama ne yazik ki her seye sahip olduklarini dusunen hayatimizi zindan eden oculer bu en temel hakkimizi da elimizden almislardir...

eksi sozluk ten entry calan hirsizlar

emege karsi yapilan buyuk bir saygisizliktir ya olabilir entry cok hosunuza gitmistir ama o guzelligi ait oldugu yerde birakin,ya da yazacak bir seyiniz yoktur akliniza gelmez bir sey,birakin yazmayin sessiz kalmak baskalarinin urettiklerini calmaktan cok daha erdemli bi davranistir...eger bizler eksi den calinan entrylerini yzacaksak sozlugumuze lafmacun degil de eksi sozluk 2 adi verseydik...sozlugumuzn de dedigi gibi daha soylenecek cok laf var ama calmadan,kendimiz ureterek....<bkz: eksi sozlukten calinan entrynin de calinti cikmasi>

demokrasi

hakkinda okudugumuz cok sey var,ama ne acidir ki henuz tanisma firsati bulamadik ve asla da bulamayacagiz boyle giderse..ama inanci kaybetmemek gerek belki bi gun gelir bizi ziyarete...

bir kısıye yapılan haksızlık

"bir kisiye yapilan haksizlik,bütün topluma karsi islenmis bir suçtur.
bu bilinci paylasmak ve bu sorumlulugu yerlestirmek zorundayiz.
uygarca paylasilan sorumluluk bilinci, özgürlügün de, demokrasinin de tek
güvencesidir. bu güvence saglanmadikça, demokrasinin temeline tek bir tas bile konmus olamaz. unutmayalým ki "cesur bir kez, korkak bin kez ölür".
önemli olan, insanin böyle bir toplumda "mezar tasi" gibi suskunluk simgesi
olmamasidir."

ugur mumcu

siya siyabend

crossing the bridge filminde tanidigim ve o andan itibaren hastasi oldugum fakat sarkilarini hic bir yerde bulamadigim sokak muziginin yasayan efsaneleri..

dogum gunumde

servet kocakaya nin bizlere sundugu essiz eserlerinden en guzel olanidir..insanda tarifi olmayan bir etki birakir...


dogum gunumde


hic kimseyi sevemezsin sandigin zamanlar
dalgakiransiz bir cocuk, butun limanlar
kahramansiz bir filim gibi solar romanlar
figuranlar beni oynar dogum gunumde

bir an varki unutulmaz derdi kederi
bir an var ki unutturmaz derdi kederi
goclere tok bir kent gibi mağrur durursun
istanbul'a benziyorsun dogum gunumde

basladigi yerde biter tum yolculuklar
bir selami eksik etme dogum gunumde
gozlerimde sensizlikten gayri nem kaldi
mahsuni'den bir türkü çal dogum gunumde

bir an varki unutulmaz derdi kederi
bir an var ki unutturmaz derdi kederi
basladigi yerde biter tum yolculuklar
bir selami eksik etme dogum gunumde

la paz

1898 yilindan beri bolivya nin baskentidir..la paz , dunyanin deniz seviyesinden en yuksekte olan baskentidir,yaklasik 3600 metre yükseklikte yeralır...ayrica la paz dilimizde baris anlamina gelmektedir...

en guzel turk filmleri

<bkz: yol>
<bkz: sari mercedes>
<bkz: crossing the bridge>
<bkz: eylül fırtınası>
<bkz: eskiya>
<bkz: muhsin bey>
<bkz: propaganda>
<bkz: uzak>
<bkz: duvar>
<bkz: sürü>
<bkz: namuslu>
<bkz: copculer krali>

fenerbahce nin uefa kupasini almasi

bu isler adim adim oluyor once alincak turkiye kupasi var,onu bi alsinlar sonra uefa yi dusunuruz..